"Kişisel Sitemdesin Resmen!"
bana bir netbook lazım olarak etiketli yazılar
Eee?
23 Şub
Merhabalar!
Son bir kaç saat içinde bana telefondan ulaşmayı deneyip de başaramayanlar varsa lütfen küfür etmesinler. Okulda üçüncü tenefüsteydik, birden telefonu titredi. Açtım, “Uğur Arıcı ile mi görüşüyorum?” dedi kibarlaştırılmaya çalışılan bir bayan sesi. “Evet” diye karşılık verdim. “İyi günler Uğur Bey, Yurtiçi Kargodan arıyorum.” dedi bayan. “Eee?” dedim ben de. “Adınıza bir kargo var” dediğinde de “Eee?” dedim. “İstediğiniz zaman şubeden teslim alabilirsiniz, 5,25 ödemesi var.” dedi. Ben de “Peki teşekkürler” falan derken ingilizce öğretmenimiz girmiş sınıfa. Geldi telefonumu istedi, diğer elimde de kapalı halde başka bir telefon vardı. Kendi mesaj hakkım bittiği için onu kullanıyordum. İkisini de aldı çantasına attı. O anı şaşkınlık içinde atlattım resmen. Çünkü öğle arasında olduğumuz için rahatça konuşuyordum telefonla, yani ben öyle sanıyordum.
Ders bitince falan yanına gittim işte “Öğretmenim benim telefonlarım vardı” dedim, “Eee?” dedi. “Onları geri alabilir miyim?” dedim, “Git müdür yardımcınla konuş.” dedi. Eee, şimdi gitsem bir türlü gitmesem bir türlü. Başka bir derse gireceğiz, derste telefon ne yapacaksın yasak mantığıyla vermezdi kesin, tabi bir de aynı öğretmen (ne tesadüf) daha önce de benden bir telefon almıştı, onun etkisiyle olay henüz tazeyken gidersem Vural Bey kesinlikle vermezdi telefonları. Bu düşüncelerle sınıfıma çıktım. Öğleden sonraki dört dersin ilki geometri, ortadaki ikisi seçmeli edebiyat, sonuncusu da rehberlikti. Seçmeli edebiyatımıza Vural Demir giriyor malum. Gerçi girmiyor demek daha anlamlı olur, defteri aşağıya inip imzalatıyoruz, sonra sınıfta test çözüyoruz (!) Onun dersi geldiğinde idari kata indim, sınıfa gelir mi gelmez mi diye yokladım. Her zamanki gibi niyeti yoktu. Okulumuzun çok sevdiğim sekreteri Zeynep ablamın yanına uğrayayım gelmişken dedim, bir de ne göreyim; Zeynep ablanın yüzü asık, bilgisayarda bir şeylerle uğraşıyor. “N’oldu abla?” dedim, “Benim bilgisayar vardıya” dedi. “Eee?” dedim, “İşte o çöktü” dediğinde yine “Eee?” dedim. “İşte şimdi her şeyi baştan giriyorum bana yardım eder misin?” dedi. Kabul ettim, oturdum yanına, geri kalan üç ders boyunca o okudu ben yazdım. Tabii ki bitmedi ama tüm sınıfların listesini v.s. çıkarmıştık en azından. Okul bittikten sonra da kaldım biraz. Neyse, okul dağıldı, hemen hemen herkes gitti. Tabii ki Vural Demir odasındaydı. Sınıfa çıkıp eşyalarımı almadan önce yanına gidip öğretmenim telefonlarımı istiyorum gibisinden mıymıylandım o da “Eee?” dedi tabi doğal olarak. Biraz konuştuk falan vermeyeceğini anlayınca üstüne gitmeyeyim dedim. En azından sadece bir gün kalır, üsteleseydim bir hafta, bir ay, bir dönem falan diye uzardı kesin.
Topladım eşyalarımı, telefonum yok, dışarıyla iletişimim yok, Özgürle dersaneye gidecektik o da ortalarda yok. Biraz da can sıkıntısıyla gittim durağa bindim arabaya vardım avcılara girdim kargoya dedim benim paketim varmış burada. Kadın suratıma baktıı baktıı “Eee?” dedi. Onu verin dedim falan, getirdiler, açtım paketini. Gerçi zaten beklediğim bir şeydi ama görünce dayanamadım “Aaa, Eee!” dedim. Kadın kimliğimden bakıp bir şeyler yazdığı kağıttan kafasını kaldırıp bana baktı ve “Efendim?” diye sordu. Ben de cevabı yapıştırdım; “Size demedim, Asus Eee PC bu, geçen gün siparişini verdiğim netbookum!”
Daha önceden de Bana bir netbook Lazım! demiştim =) Ya netbook aldığımı anlatmam ne kadar ilginç, uzun ve belki de saçma oldu değil mi? =)
Şu anda yatağımda uzandım, küçük canavarımı kucağıma aldım ve yazmaya devam ediyorum. Resmen aylardır bunun hayalini kuruyordum. Bu daha başlanggıç tabi, bu canavarla daha neler yapacağız neler. Ürün gerçekten mükemmel. 160 gb hdd, 1gb rami ile işimi görür düzeyde. Ses çıkışı da gayet iyi, wireless çekim gücü de hoşuma gitmedi değil. Eski laptopum karşı dairede bulunan kablosuz modemin sinyalini benim odamdan alamazken bu canavar açtığım anda gördü, hatta “Dur abi zahmet etme ben bağlanırım” derecesindeydi. Aşırı memnunum, bakalım neler göreceğiz ilerki dönemlerde. Ürünün kutusunda batery notice diye küçük bir sticker gibi bir şey çıktı, açıkçası incelemedim. MediaMarkt kaşeli, iki senelik garanti belgesi, driver cdsi, kullanım klavuzu v.s Bir de çok hoşuma giden kumaşımsı, böyle elyaf mı derler neyse artık, köşesinde Eee PC logosu bulunan küçücük bir çanta vardı kutuda. Tabi tek gözü var netbook için. Ek olarak önünde arkasında gözleri falan yok, minicik ve mükemmel görünüyor işte =) Daha önceden gittigidiyordan bir liraya aldığım parmak mouseumu da bağladım direk, bugünleri beklercesine çalıştı alet. Artık istediğim her yerden bloglayabileceğim dostlar =) (tamam her yerde internetim olmayabilir şu an, ama en azından bir notdefteri açar yazarım, sonra yaynlarım. Şu anki hedefim; bir Vodafone 3g modem almak. Hadi bakalım lım =)
Kendinize iyi bakın! Hayırlı olsun diyenleri duyuyorum, teşekkür ediyorum =)
Bana bir Netbook Lazım!
22 Oca
Ahh ahh, meraklısı bilir. Çıktığından beri büyük hayranıyımdır veletlerin. Hatta en büyük hayalim, bir vapura atlayıp boğaz turuna çıkmak, küçük canavarımı almak dizlerimin üzerine, bir yandan boğazı turlarken diğer yandan Dreamweaver ile çatır çatır php kodlamaktı…
Bu hayalimi yitirmiş değilim tabii ki ama ondan önce bir netbook edinme hayalimi gerçekleştirmeliyim sanıyorum. Bilgisayar dükkanımız var, hatta ben kendim bizzat (tamam sadece ben değil Nitro Web olarak) o dükkan için site yapacağız ama diyemiyorum bile “bana bir netbook almalıyız” diye. Aman tanrın! Ağlamaklı olur atarım kendimi herhangi yerlerden.
Netbook edinmek için çalışmalıyım, üçtür beştir azdır çoktur demeden kıyıya köşeye para atmalıyım. Tabi bunun için bir de hedef belirlemeliyim. Mesela (yanılmıyorsam) LG X1300 modeli var. Şık göründü gözüme, ayrıca kullananların yorumlarına bakılırsa hatrı sayılır derecede bir şarj ömrü varmış.
Bazı kişiler aldığı malı yere göğe sığdıramaz, onun için elindekinden daha yüksek bir alet yoktur. E haklı adam, o kadar para vermiş. Ama bazıları var ki netbookuna aşık olsa bile LG’nin onunkinden daha fazla şarj ömrü olduğunu kabul ediyor. Bıyık altından iletiyor.
Bu Kısa ara lafı da çaktıktan sonra tam gaz devam;
Peki netbookla neler yapılınabilir?
Netbook adından da anlaşılacağı gibi “net” için dizayn edilmiş küçük, küçücük, minicik dizüstü bilgisayarlardır. O kadar küçüktür ki, yüksekliği yarım karış oyutunda olanları vardır. O kadar küçüktür ki dahili bir disk okuyucusu yoktur. (Cd-Rom, DVD-RAM gibi) Hepsinde (en azından benim gördüklerimde) standart oalrak wireless vardır, ki olması gereken de budur. Çeşit çeşit özellikli netboklar var. Meselsa sadece internete gireyim, içinde bir kaç müziğim olsun, hız falan da önemli değil artık bağlantım ne kadar izin veriyorsa internet hızım o kadar olsun makine performasını salla falan derseniz hdd kapasiteleri 2 gb, ramleri 512 mb olan miniklerimiz var. Bu netbooklar az önce sıraladığım şeylerde işinizi görür. Ancak benim gibi, net dışında kullanacağınız programlar, barındırmanız gereken dosyalarınız v.s. varsa; artık netbooklar için gittikçe standartlaşan özelliklerle donatılmış bir canavar edinmelisiniz. Bu ürünlerde genel olarak temel özellikler şöyle olur;
- Intel Atom İşlemci
- 1 GB Ram
- 160 GB HDD
İşte bnlar benim istediğim aletin standartları, bu arada bu yazıyı pumaxepidemic.com dan başka bir yerde okuyorsanız ve yazının sonunda veya başında herhangi bir kaynak belirten bir satır v.s. yoksa, bir emek hırsızının sınırları içerisindesiniz. Bir de 3g modeminizi aldığınızda kimse tutamaz artık sizi.
Aa, hazır 3g demişken. Artık sık sık duyulduğu gibi, bu cihazların dahili 3g özelliği bulunan modelelri de çıktı. Böylelikle operatör hattını, herhangi bir aparata ihtiyaç duymadan, direk netbookunuz ile internete bağlanmak için kullanabilirsiniz. ki bu kulağa daha hoş geliyor tabi. Netbooklar gelişmeye devam ediyor, hatta aygıtlar öyle küçülüyor ki yakın zamanda piyasaya sürülmesi beklenen xpPhone diye bir cep telefonu var. Bu telefon tamamen bir xp işletim sistemi içeriyor, geniş dokunmatik ekranı ve sürgülenince açılan klavyesiyle tamamen minicik bir netbook niteliğinde oluyor.
İlerki makalelerimde netbook ile neler yapılabilineceğine dair daha derin bilgiler vermeyi planlıyorum. Malum yeni nesil internet 3gyi de kullanarak internete bağlanmanın yollarını tartışıp hangisinin sağlıklı olduğuna, hangi oparatörün uygun olduğuna ve netbook hediyeli 3g paket kampanyalarına değineceğim. En azından öyle umuyorum =)
Şimdilik sağdan soldan edindiğim bilgilerin,netbooklara olan ilgimden dolayı derin araştırmalarım ve Media Markt, Gold Computer, Teknosa gibi yerlerde gördüğüm netbooklara dayanarak size bir şeyler sunuyorum. Evde 3 bilgisyar bulunmasına rağmen bazen kullanımda sıkıntı çekiyorum ve tamamen bana ait bir şey olsun istiyorum. Mesela bu akşam ancak 23:45 civarında geçebildim bilgisayar başına.
Bir netbook edindiğimde her şey daha güzel olacak eminim. Onun için şimdi çok sevdiğim abilerim Server Uraz ve berk Bayındır’dan (Pit10 & Beta) gelsin; Bize Biraz Cash Para Lazım! =)




